2 – 3 Ay Arası Bebeğiniz ve Uyku Düzeni

İlk 2 ayı devirdiniz, bebeğinizle birbirinizi artık daha yakından tanıyorsunuz.

Bebeğiniz büyüdükçe elbette uyku ihtiyaçları da değişecek ve 2-3 ay arası olan süreç de bu anlamda önemli bir süreç.

Özellikle 6-8 haftalar civarı bebeğinizin yavaş yavaş gülücükler dağıtmaya ve tepkileriyle daha sosyalleşmeye başladığı bir dönem. Bu sinyaller bebeğin beyninin daha olgunlaştığının ve bu noktadan sonra uykularının daha organize olmaya başlayabileceğinin işaretleri. Özellikle gülücüklerin başladığı bu haftalardan itibaren aşağıdaki ipuçlarını uygulamaya almak daha da önem kazanacaktır.

Pek çok anne bana “İlk 2 aya kadar çok güzel uyuyordu, şimdi son haftalarda ne oldu anlamadım, çok zor uykuya geçiyor ve sık sık uyanıyor, kolaylaşacağına zorlaşıyor” şeklinde e-postalar gönderiyor, çünkü genelde aşağıda yazdığım bazı altyapılar kurulmamış oluyor. Dolayısıyla bu bilgilerin size yardımı olacağını umuyorum.

Not: Eğer bebeğiniz daha erken doğduysa, yazıda bahsi geçen zamanlamaları bebeğinizin beklenen tahmini doğum tarihine göre düşünmeniz gerekecek. Örneğin, bebeğiniz şu an 10 haftalıksa ama 2 hafta erken doğduysa, bu yazıyı okurken bebeğinizi 8 haftalık yani ortalama 2 aylık gibi kabul edebilirsiniz.

Bebeğiniz daha da erken doğduysa tıklayıp 0 – 2 Ay Arası Bebeğiniz ve Uyku Düzeni yazısına ulaşabilirsiniz.

Bu yazıda 2-3 ay dönemi uyku detaylarına geçmeden önce, unutmadan sizin için hazırladığım 0-4 ay bebeklerin en zorlu üç uyku sorununa önerdiğim ipuçlarına ulaşmanızı öneririm. 

ÜCRETSİZ, 0-4 ay dönemi bebeklerine özel uyku serisi hazırladım ve buraya basarak HEMEN kaydolabilirsiniz. Bir hafta boyunca her gün size bir e-posta ve bir ipucu gelecek. Sayısız annenin işine yaradı ve umarım sizin için de faydalı olur. 

 

Pek çok aile, bebeklerinin

  • sağlıklı,
  • güvenli,
  • kesintisiz ve daha uzun
  • kendi kendine bağımsız

uykusu konusunda adım adım bir uygulama, kendilerine göre seçebilecekleri bir metod ve daha da önemlisi destek arıyor.

Tek başlarına zorlanıyor ve bu çok normal. Bebeklerinin güvenli ve sağlıklı uykusu için doğru metodları, adımları öğrenmek, takıldıkları veya endişe ettikleri yerleri sormak istiyor.

İşte bu yüzden, Mışıl Mışıl Uyku Programını 0-18 aylık bebekler için yarattım. Hem de bebeklerin aylarına göre ihtiyaçları farklı olduğundan, 0-4 ay arası hassas gelişim içindeki bebekler ve 4-12 ay arası ama kendi kendine uyumaya hazır bebekler için özel programları da içine ekledim.

Bu yazıyı okuduğunuza göre, başlamak için size en doğru zaman şimdi.

Eğer siz de bebeğinizin uykusu için online destek almak, adım adım yapmanız gerekenleri öğrenmek isterseniz, aşağıdaki program tanıtım videosuna gözatmanızı öneririm. Binlerce aile programı adım adım ve istikrarlı uygulayarak mışıl mışıl uykulara kavuşuyor.

 

Mışıl Mışıl Uyku Programı hakkına daha detaylı bilgi almak isterseniz, buraya basabilirsiniz.

2 - 3 ay dönemindeki bebeklerin uyku düzeni konusuna geri dönersek, aşağıdaki değerli ipuçlarını da faydalı bulacağınızı umuyorum. 

Uyku Miktarı

2-3 ay arası, 24 saatte ortalama toplam 14-16 saat civarı uyku ihtiyaçları oluyor, bunun 8-9 saatini gece 22.00-23.00 ve sabah 7.00 arası gibi blok şekilde düşünebilirsiniz.

2-3 ay arası dönemde bebeğinizin aşırı yorgun hale gelmeden uyanık kalabileceği süre ortalama 75-90 dakika civarında. Dolayısıyla gündüz uykularını yine bu uyanık kalabilme sürelerine göre düzenleyebilirsiniz.

Gece Uykusu

Bu 2-3 aylık dönemde bir uzun blok uykunun 5-6 saate kadar uzaması beklenen bir durum.

Pek çok kaynak bu dönemden itibaren, gece uykusuna başlangıç saatinin 18.00-20.00 arasına doğru geriye kaydırılmasını öneriyor, bazı kaynaklar da daha bu dönemde halen gece uykusuna başlangıç saatinin yine 22.00-23.00 civarı olduğunu ama önümüzdeki haftalar içinde yavaş yavaş geriye alınması gerektiğini söylüyorlar.

Ben kızlarımı hep 19.00 civarı yatırdım her gece başından beri aslında. Ama bunu yaparken 22.00 civarı süt vermek için uyandırdığımda 1 saat civarı uyanık kaldılar sonra uyumaları 23.00 civarını buldu. Sonra sabah 6.30-7’ye kadar tek beslenme ile uyuyorlardı. Bu yöntemi de Gina Ford’dan öğrenmiştim yani bu aylarda hala bebeklerin akşam 19’dan sonra sabaha kadar yine belli bir süre uyanık kalma ihtiyaçlarının olabileceğini söylüyordu ve 22-23 civarı beslenme için uyandıklarında bu sürede 1 saat civarı en azından uyanık kalmalarının sonra sabaha kadar daha kesintisiz uyumalarına faydası olacağından bahsediyordu ki hakikaten de öyle oldu iki kızım için de bu dönemde.

Şimdi hem yazılan farklı görüşlere hem de tecrübelerime baktığımda hakikaten bu dönemde yine 22.00-23.00 civarını gece uykusu başlangıcı olarak kabul etmenin daha avantajlı olduğunu düşünüyorum, tabii çok yorgun hale gelmelerine müsade etmemek kaydıyla. Yani banyo, besleme, uyku öncesi rutini ve bu saatlerde gece uykusu için yatırma. Çünkü yine bu gece uykusuna geçmeden önce belli bir süre uyanık kalmış oldukları için sabaha kadar olan uykunun daha az kesintili olma ihtimali daha yüksek. Ne zaman ki gece 22.00-23.00 ve sabah 6.00-7.00 arası olan bu blok dönem oturur, yani 1 veya çok gerekiyorsa en fazla 2 besleme dışında hiç uyanık kalmadan sürekli uyurlar, o noktada işte bence artık gece uykusu başlangıç saatini 19.00 gibi veya ortalama 18.00-20.00 arası gibi düşünebilirsiniz ama bu henüz olmadıysa 2-3 ay arası sorun yok normal, siz şu an gece 22.00-23.00 ve sabah 6.00-7.00 arası dönemi oturtmaya odaklanın derim ben.

Aşağıdaki ipuçları da yine buna destek olacaktır.

9 FAYDALI ÖNERİ

Bu 2-3 ay arası dönem için vereceğim ipuçları, 0-2 ay arası dönemdekilerle çok benzer. Ama bu ipuçları bebeğinizin algısının iyice açılmaya başladığı bu dönemde daha da önem kazanıyor.

1. Beslenme saatlerinin mümkün olduğunca verimli olmasına gayret etmek

İlk 2 aylık süreç için de bahsettiğim gibi, bu dönemde de bebeğin beslenme düzeni ve uyku düzeni birbiriyle bağlantılı.

Bir besleme saatinde bebeğin karnının mümkün olduğunca tam doyması sonrasında daha uzun ve kaliteli uyuyabilmesini destekler ki kaliteli uyku da bebeğinizin gelişimi için en az beslenme kadar önemli, dolayısıyla beslenme ve uykuyu ayrı ayrı düşünmek mümkün değil. Beslenme ve uykuyu birbirini destekler şekilde hareket etmek bana göre bebeğinizin hem beslenme hem de uyku düzeninde ideal sonucu verecektir.

Her ağladığında, huysuzlandığında aç veya tok olduğu gözetilmeden direkt emzirilen ve bu şekilde karnı genelde çok sık ve azar azar doyurulan bebek, karnı çabuk acıkarak sık sık uyanabilir. Bu şekilde çok sık uyanması uykusundan verim alamayıp yorulmasına, yorulması da yine beslenme saatlerindeki beslenme veriminin düşmesine sebep olarak bir kısır döngü oluşabilir (çok kısa emip karnı doymadan uyuyakalabilir veya yorgunluktan ağlayarak emmeyi reddedebilir).

Tam tersi uzun ve kaliteli uykular, uyanık olduğu saatlerde bebeğin hem daha aç hem de daha enerjik olmasına destek olacağı için, beslenme verimi de buna bağlı olarak artar, yaşa bağlı olarak beslenme sıklığı zaman içinde azalır, aralıklar uzar.

Bir diğer bana göre önemli bilgi de şu; bebekler sadece karınları aç olduğu için ağlamazlar, başka ihtiyaçları da var. Bizim her ağladığında aç diye düşünüp besleme yaptığımız zamanların birçoğunda bebek aslında uykusu geldiği için yorgunluktan ağlıyor oluyor ama biz bunu kaçırıyoruz.

Veya bazen kucaktan kucağa çok fazla gezdiği aşırı stimüle olduğu için de ağlayabilir. Bu gibi durumları gözardı edip sürekli her ağladığında onu besleyerek sakinleştirmeye çalışmak aslında onun gerçek ihtiyacını karşılamak olmuyor. Önerim bebeğinizi, ağlamasını susturmak için değil gerçekten ihtiyacı olduğunda “besleme amaçlı” beslemeyi alışkanlık haline getirmeye çalışın.

Elbette istisna durumlar olabilir sonuçta küçük bir bebek var elinizde, özel ve gerekli olduğuna inandığınız durumlarda sakinleştirmek için de beslemek mümkün sadece altını çizmek istediğim şey şu; gerçekten aç olmadığı halde her ağlamaya ve her huysuzlanmaya besleme ile cevap vermek hem bebeğinizin o anki gerçek ihtiyacını kaçırmanıza (ki bunların en yaygını yorgunluk) ve de farketmeden çok sık ve azar azar besleme kısır döngüsüne girmenize sebep olabilir.

Doktorunuzun yönlendirmeleri ve sizin gözlemleriniz doğrultusunda mümkün olduğunca bir beslenme zamanında elden gelen en verimli şekilde beslemek uykularına da olumlu şekilde yansıyacaktır.

Not: Besleme, özellikle emzirme sıklığı konusunda çok farklı ekoller ve görüşler mevcut. Bebeğiniz her ağladığında ve ne zaman isterse emzirin diyen ekol de var, belli bir saat aralığında veya gerçekten acıktığında emzirin diyen ekol de var. Burada sizin kişisel araştırmalarınız, gözlemleriniz, yaşadıklarınız ve ebeveyn olarak içgüdüleriniz devreye giriyor.

Belki öncelikle siz de bebeğiniz her ağladığında veya saat başı emzirerek bu yolculuğa başladınız ve mutlusunuz, bebeğiniz de mutlu, kaliteli uzun uykular da uyuyor, uyanık olduğu saatlerde de mutlu. O zaman herkesin keyfi iyiyse siz de bebeğiniz için bunun en doğru olduğuna inandıysanız ne güzel, aynen devam. Ama bundan farklı bir durum yaşıyorsanız o zaman yukarıdaki ipuçlarını denemenizi öneririm.

Çünkü uyku konusunda sıkıntı halinde olan ve bana danışan ailelerin hemen hemen tamamında tüm gün ve gece bebeğin saat başı sık sık ve azar azar beslenme durumu söz konusu oluyor. Ne zaman ki beslenme öğünlerini verimli hale getirecek düzenlemeler yapıyoruz, bir besleme saatinde bebeğin karnı daha iyi doyduğu için uyku verimi de artmaya başlıyor.

Not: Elbette reflü veya başka fiziksel sıkıntılar söz konusu ise bebeğinizi daha sık ve azar azar beslemeniz gerekebilir. Mutlaka doktorunuzun önerdiği beslenme düzenini takip etmek gerekir.

Not: Doktorunuzun uygun gördüğü noktada sütünüzü sağarak babanın veya bebeğinizle ilgilenen başka kişilerin de günde 1 kere biberon ile besleme yapması herkes için harika bir fırsat olabilir. Hem bebeğiniz biberona da alışır (geç kalınca çok zor olabiliyor) ve ihtiyaç halinde siz olmadığınızda da beslenebilir, hem özellikle babası ile özel bir zaman dilimi olur, hem de sizin o esnada biraz dinlenme fırsatınız olur. Genelde ilk biberon ile tanıştırmayı, 1. ay itibariyle emzirmenin oturmuş olduğu noktada uygun görebiliyor doktorlar, yine de danışmak en doğrusu.

­

2. Bebeğinizin uyurken güvende olmasını sağlamak

  • Mutlaka sırt üstü yatırmak
  • Kendi bebek yatağında yatırmak (ilk 6 ay ebeveynin odası öneriliyor ancak 3. aydan itibaren doktorunuzun onayı ile kendi odasına almak mümkün)
  • Şiltenin bebeğin içine gömülebileceği şekilde yumuşak olmaması, güvenli bir sertlikte olması
  • Şilteyi kaplayacağınız çarşafın şilteyi tam saracağından ve çıkmayacağından emin olmak
  • Yatağında örtü, yastık, battaniye, tülbent, uyku arkadaşı, yatak koruyucusu vb hiçbir şeyin bulunmaması, yatakta sadece bebek olmalı
  • Oda çok sıcak olmamalı, bebeğiniz kesinlikle çok sıcak olmamalı ve terlememeli

Not: Biliyorum ki bu konuda, bebeğiyle aynı yatakta beraber uyuma durumu olan aileler var. Bu konudaki görüşüm şu; eğer bebeğinizle aynı yatakta uyumak sizin isteyerek ve bilinçli yaptığınız bir tercih ise ve bu konudaki tüm güvenlik kurallarını bilip uyguluyorsanız (yatakta hiç örtü yastık vs olmamalı, alkol ve sigara kullanan kişi yatağa girmiyor olmalı, ve de 2 ebeveyn de bu durumdan mutlu olmalı, ilişkiyi olumsuz etkilememeli vb), bebeğiniz de siz de kaliteli uykular uyuyup dinlenmiş uyanıyorsanız, bu yaklaşımın bebeğiniz için en iyisi olduğuna inanıyorsanız neden olmasın.

Ancak ailelerin çoğu, yatakta beraber uyumayı bilinçli bir tercih şeklinde değil birazcık uyku uyuyabilmek için çaresizlikten ve başka ne yapacağını bilmediği için kabullenmek durumunda kalıyor ve maalesef bu konudaki güvenlik kurallarını uygulamadıkları için de pek bebek hayatını kaybedebiliyor. Ben de diyorum ki, en azından yine sizin odanızda ve size yakın olsun ama kendi yatağında yatsın. Hem kendi yatağında yatmaya alışsın, hem de daha güvende olsun. Bu konuda yine çok farklı görüşler mevcut. Kendi ailemiz ve bebeğimiz için en sağlıklı düzeni kurmak yine biz ebeveynlerin kişisel görüşü.

3. Uyku saatlerinde kundak kullanmak

Bu dönemde yavaş yavaş kolları serbest kalacak şekilde yarım kundağa (kalça ve bacakları çok sıkmadan) ve en geç 4 aylıkken de bol elbise tarzı uyku tulumuna geçirmenizi öneririm.

Bebeğiniz dönme teşebbüslerine başladığı noktada artık kundak kullanmak güvenli değil, piyasada satılan altı elbise tarzı bol uyku tulumlarına geçme zamanı gelmiş demektir.

­

4. Kaliteli uyku ortamı sağlamak

Kaliteli uyku ortamından kastettiğim bebeğin gündüz ve gece uyku saatinde kendi yatağında, sessiz ve karanlık bir ortamda uyuması. Bebeğinizin algılarının açıldığı ve çevreye karşı ilgisinin arttığı bu dönemden itibaren kaliteli uyku ortamı daha da önem kazanıyor olacak. Gece sizin odanızda kendi yatağında uyuyorsa bile gündüzleri kendi odasındaki bir yatakta ve yine karanlıkta, gündüz uykularını uyumaya başlamasının çok faydasını görürsünüz. İki yatak almak yerine bir tane oyun parkı alıp kendi odasına koyup gündüzleri orada uyutabilirsiniz. Nasıl olsa kısa bir süre sonra geceleri de kendi odasına geçiriyor olacaksınız, o zaman da sizin odadaki yatağı kendi odasına geçirip, park yatağı da seyahat, aile büyüklerinin evi vs gibi farklı şekillerde kullanmaya devam edersiniz.

Burada elbette yine çok katı bir düzenden bahsetmiyorum, elbette dışarı çıktığınızda arabada da uyuyakalacak, pusetinde de uyuyacak. Veya elbette arada sırada göğsünüzde uyuyacak özellikle ilk haftalarda gündüz uykularında (gece güvenli değil). Sadece bilmek lazım ki bu uykuların kalitesi yatağında karanlık ve sessiz bir ortamdaki gibi olmayabiliyor. Özellikle evde olduğunuz zamanlarda salonda, aydınlıkta, gürültüde uyutmak yerine uyku ihtiyacına saygı gösterip daha kaliteli uyku ortamlarını kullanmak bana göre önemli ve faydalı. Çoğu zaman bu kaliteyi sağlayabilirseniz, bazı diğer zamanlar daha esnek olmak sorun olmayacaktır.

Not: Beyaz gürültü şeklinde tabir edilen sesleri, bebeğinizin uyku saatinde özellikle gündüz uykuları saatinde çalmanız da yine faydalı. Güvenli kullanım kurallarına dikkat (bebeğin yatağından uzakta, kısık ses ayarında).

Not: Bazı uzmanlar gündüz aydınlıkta uyutmayı öneriyor, ben tam tersi zifiri karanlıkta uyutmayı öneriyorum başından itibaren. Düzenli olarak belli bir süre denediğinizde aradaki farkı siz de göreceksiniz zaten. Karanlık gece veya gündüz farketmez, bebeğe uyku sinyali verir. Gündüz uykusundan da maksimum verimi almak için yine karanlık ortam yaratmanın büyük avantajları var. Ama uyanık olduğu saatlerde mutlaka günışığıyla iç içe olması önemli. Bir de evet uyku ortamı sessiz sakin olsun diyorum ama siz evin içindeki diğer odalardaki normal ev hali seslerini engellemeyin, onlara da alışsın. Zaten odasında beyaz gürültü sesi varsa, pek de etkilenmez.

Not: Biraz masraflı biliyorum ama görüntülü monitör bebeğiniz uyurken onu takip edebilmek için yapabileceğiniz en iyi yatırımlardan biri. Uzun aylar, yıllar kullanacaksınız büyük ihtimalle. Eğer hala almadıysanız mutlaka öneririm.

5. Bebeğiniz çok yorgun ve uyarılmış hale gelmeden uyku sürecini başlatmak

Dediğim gibi, artık bebeğiniz büyüyor, algıları açılıyor, çevreye karşı olan ilgisi artıyor, dolayısıyla uyku sinyallerini yakalamak eskisinden daha zor olabilir veya yakaladığınızda geç kalmış olabilirsiniz.

Belki ilk 2 ay herhangi bir yerde ve zamanda uykusu geldiğinde kolayca uyuyakalıyordu ama artık uykusu geldiği noktada ilgisini çeken bir anlık birşeyle uyku penceresini kaçırıp çok yorgun hale gelmeden uyku sinyalleri vermesi her zaman mümkün olmayabilir. Dolayısıyla, evet yine uyku sinyallerini takip etmek lazım ama bir gözümüzün de saatte olması faydalı.

2-3 ay arası dönemde bebeğinizin aşırı yorgun hale gelmeden uyanık kalabileceği süre ortalama 75-90 dakika civarı.

Bu sürelerden daha fazla uyanık kalan bebekler genelde uyku penceresi diye tabir ettiğimiz o verimli uyku dalgasını kaçırıp aşırı yorgun hale gelmeye ve ağlamaya başlıyorlar. Onlar ağlayınca biz de sakinleştirmek için aslında aç olmadığı halde tekrar beslemeye başlıyoruz ve yukarıda bahsettiğim kısır döngü başlıyor besleme konusunda. Veya yine susması sakinleşmesi için sallamaya, kucakta gezdirmeye, aklımıza ne gelirse yapmaya başlıyoruz çaresizlikten. Yeri geliyor bir derdi mi var diye endişe ediyoruz.

Halbuki uyandıktan sonra altını değiştirip, besleyip, gazını çıkartıp, biraz beraber takıldıktan sonra zaten ortalama 75-90 dakika göz açıp kapayıncaya kadar geçmiş oluyor ve o noktada bazı bebekler zaten uyku sinyalleri vermeye başlıyor. Tabii bu sinyalleri saklayanlar da olabiliyor.

O yüzden hem bebeğimize hem de saatimize bakarak “tamam artık tekrar yatma vakti” kararını gecikmeden verip, bebek yorgun hale gelmeden kaliteli uyku ortamına götürüp uyku öncesi kısa bir sakinleştirici rutin uygulayıp yatırmak gerekiyor. Aksi takdirde çok yorgun hale gelen bebeği sakinleştirmek ve uyutmak için sonradan bebeğimize ve bize pek çok sıkıntı getirebilecek kalitesiz uyku alışkanlıklarını gereksiz yere başlatmış oluyoruz hiç farkında olmadan.

Odaya erken gitmek geç gitmekten daha iyi çünkü rutin noktasında da odada uyku sinyalleri gösterebilir ve tam kıvamında uykuya geçmeye hazır olur. Ama geç kalınca bir kere işte sonra uyuması çok zor oluyor veya hemen tekrar kısa sürede uyanıyor. O yüzden illa esneme vs gibi uyku sinyali göstermesini beklemeyin, bahsettiğimiz süreler geçmişse alıp odaya götürün derim ben.

Bir de lütfen aile büyükleri veya misafirler bebeğinizi sevecek diye uyku zamanı geldiğinde onu alıp odaya götürüp yatırmaktan çekinmeyin. Başkalarına “ayıp olmasın” derken, siz ve en önemlisi bebeğiniz sonradan bu yorgunluğun bedelini ödemeyin.

Not: Bu dönemdeki bebeklerin düzeni konusunda yine farklı görüşler mevcut. Bebeği bırakın istediği zaman uyusun diyenler var ki bu yaklaşım işte bebeğin uyku sinyallerini kaçırdığımız noktada veya bebek bu sinyalleri vaktinde göstermediği noktada (ki büyüdükçe böyle olabiliyor, sinyal geldi mi çok geç oluyor) pekçok soruna yol açıyor.

Veya doğumdan itibaren saatlik düzen takip edilmesini öneren ekoller var ki ben ikiz kızlarımda bu ekolü takip ettim başından itibaren (Gina Ford) ve inanılmaz güzel bir uyku düzenleri ve keyifleri oldu. Ancak bu düzeni kurabilmek de özellikle başta çok emek istiyor ve saatlik takipler pek çok anneyi haklı olarak strese sokabiliyor, her aile yapısına uymayabiliyor.

Bu nedenle benim önerim size biraz bu iki ekolün ortası olan yukarıda yazdığım gibi bu ilk aylarda bebeğin uyanık kalabilme süresine odaklanarak bir düzen oluşturmak. Tek yapmanız gereken hem bebeğinizi hem de saati takip edip, aşırı yorgun hale gelmeden uyku ortamına götürüp uyku öncesi rutinini uygulamaya başlamak.

6. Uyku öncesi rutini uygulamak

Uyku öncesi rutini, bebeğinizi karanlık ve sakin uyku ortamına götürdüğünüz zaman 10-15 dk civarı altını değiştirmek, ninni söylemek, beyaz gürültü açmak, kucağınızda sırtını sıvazlamak, kundak vs gibi mümkünse hep aynı sırada uygulayacağınız bir düzen.

Burada amaç bebeğinizi uyutmak değil, sadece sakinleşmesine, gevşemesine destek olmak ve de en önemlisi bebeğe uyku zamanı sinyalleri vermek. Eğer rutin esnasında ağlıyorsa özel farklı bir derdi olmadığı sürece bunu yorgunluk olarak yorumlayabilirsiniz, bir daha ki sefere daha erken odaya gelirsiniz. Zaten yukarıda bahsettiğim maksimum uyanık kalabilme sürelerinden 10-15 dakika önce mutlaka odaya gelip rutin sürecini başlatmak iyi olur, böylece yorgun hale gelmeden ortalama bu süreler dahilinde tekrar uykuya dalmış olur. Gece uykusu öncesi rutininize banyo da ekleyebilirsiniz.

Not: Eğer çok zorlanıyorsanız 1. aydan itibaren rutin esnasında emzik kullanmanın bu noktada faydasını görebilirsiniz. Henüz yatağa yatırmadan rutin uygularken emzikle gerekiyorsa sakinleşmesine destek olup sonra yatağa yatırmadan veya yatağa koyduktan sonra uyumadan emziği ağzından alabilirsiniz. Böylece emziği uyumak değil, sakinleşmek, emme refleksini tatmin etmek için kullanır ama uyku ile direkt olarak ilişkilendirmez ve uyandığında tekrar emziği aramaz.

1. aydan sonra dememin sebebi genelde emzik vermeden önce anneden emmeye iyice alışmış olmasını öneriyor uzmanlar. Yatağında kolaylıkla uyumaya başladığı noktada emziği yavaş yavaş rutininizden de çıkarmanızı ve en geç 3-4 ay civarı bırakmış olmanızı öneririm. Sonrasında rutinde bile olsa alışkanlık haline gelmesi bazı zorluklar yaratabilir.

7. Yatağa uyanık koymak

Pekçok aile bebeklerin önce uyutulması sonra yatağa konulması gerektiğini zannettiği için sonradan oldukça sıkıntı çekiyor uyku konusunda. Kendinize ve bebeğinize yapacağınız en büyük iyilik bebeğinizi yorgun hale gelmeden odaya götürdükten ve uyku öncesi rutini uyguladıktan sonra sakin ama hala uyanıkken yatağına bırakmak ve kendi kendine uyuma fırsatı tanımak.

En başından itibaren buna alıştırırsanız bebeğiniz doğal uyuma şekli olarak bunu benimser ki zaten normali de bu. Ama hep emerek ve sallanarak uyutulup sonra yatağa konan bebek uykuya dalabilmesinin tek yolunun bunlar olduğunu zanneder ve her uyku döngüsünde uyandığında tekrar uykuya dalmak için aynı şartları arar. Bulamadığında da ağlar, biz gideriz tekrar besleriz veya sallarız ve uykuya geçirmeye çalışırız. Sonra şansımız varsa tekrar uyur, sonra kısa bir süre sonra tekrar uyanır ve bu böyle devam eder.

Halbuki kendi kendine uykuya geçme başından itibaren onun normali olursa, aralarda uyandığında özel bir sorunu olmadığı veya karnı aç olmadığı sürece uykuya kısa sürede kendisi geri döner ve böylece gece ve gündüz daha uzun uykular oluşmaya başlar.

Eğer tüm bunları uyguladınız yani zamanlamaya dikkat ettiniz, rutininizi yaptınız, oda karanlık ve sakin, beyaz gürültü açık, kundağı var vs ve yine de yatağa koyduğunuzda ağlıyorsa mümkünse yataktan almadan önce sesinizle (kuvvetli şşşş sesi) ve dokunuşlarınızla (eliniz karnında) destekleyebilirsiniz, çok ağlıyorsa kucağınıza alıp sakinleştirip tekrar yatırabilirsiniz.

Burada tabii yazarak kapsayamayacağım kadar çok hassas nokta ve detay var bu konuda, bunlara da ancak özel çalışmalarda girebiliyoruz. Bu yaştaki bebeğe klasik anlamda bilinen uyku eğitimi vermiyoruz elbette, farklı bazı yaşına uygun destek ve yöntemlerle daha başından itibaren sağlıklı uyku alışkanlıkları edinmeye başlaması için minik minik altyapılar oluşturmaya başlıyoruz.

0 - 4 ay arası bebeklerde sağlıklı uyku alışkanlıklarının altyapısını kurmanıza yardımcı olacak, Mışıl Mışıl Uyku video eğitim ve destek programım da hazır, sizi bekliyor. Hatta bebeğiniz 16. haftasını geçtikten sonra, kesintisiz gece uykularına geçmeniz, kendi kendin eve bağımsız uykuya dalmasını sağlamanız için gereken adımlar ve metodlar da var. Buradan hemen alıp, başlayabilirsiniz.

8. Geceleri “gece” gibi davranmak

Bebeğiniz gece uyandığında sadece “gece” gibi davranmak gece/gündüz karışması diye tabir edilen durumu daha çabuk atlatmasını sağlar. Gece uyandığında önünüzü görebileceğiniz kadar loş bir gece lambası ile alt değiştirme (gerçekten gerekiyorsa) ve yine loş veya karanlık ortamda beslemeyi bitirip, fazla konuşmadan, pek göz teması kurmadan, onu heyecanlandırıp fazla stimüle etmeden ihtiyaçlarını karşılayıp geri yatırmanızı öneririm.

Başka odaya götürüp tv, müzik vs açmak veya beslerken elinizde cep telefonunun ışığına maruz kalması uykusunun açılmasına ve tekrar uykuya geçmekte zorlanmasına sebep olabilir.

Not: Diyelim ki gece bebeğinizi beslediniz ve uyudu ama 30-60 dakika içinde yatağında kıpırdanmaya ve ses vermeye başladı. Her sesini duyar duymaz hemen beklemeden sesinizle veya dokunarak müdahale etmek yerine en azından birkaç dakika beklemenizi öneririm.

Çünkü bebeklerin hafif uyku döngülerinde biraz uyanması sesler çıkarması hatta çok kısa ağlamalar bile normal, birçoğu müdahale edilmediğinde birkaç dakika içinde tekrar uykuya geri dönebiliyor. Ama bir ihtiyacı olmadığı halde ilk duyduğumuz seste hiç beklemeden, onu dinleyip ihtiyacını anlamaya çalışmadan hemen müdahale ettiğimizde aslında genelde farkında olmadan uykusunu açıyor oluyoruz.

Elbette besleneli birkaç saat olmuşsa ve ses verdiği zaman acıkmasının normal olduğunu düşündüğünüz bir zamansa yine 1-2 dakika fırsat verip gidip beslemek normal, ama aç olması muhtemel bir zaman dilimi değilse en az 5 dakika beklemek iyi bir fikir olacaktır.

9. Esnek bir düzen oluşturmaya başlamak

Aslında yukarıdaki noktaları takip ettiğinizde bu düzen kendiliğinden yavaş yavaş oluşmaya başlayacaktır.

Bunlara ek olarak düzen oluşturmada bana göre 3 faydalı nokta var:

  • Gündüz uykularından en geç 2 saat sonra uyandırmak ve mümkün olduğunca beslemek için 3-4 saati geçirmemek. Örneğin, sabah saat 7’de uyandıysa ve beslemeye başladıysanız ortalama saat 8-8.15 civarı tekrar uyku zamanı olacak, 2 saat sonra hala uyuyorsa uyandırıp saat 10.30 civarı tekrar besleme yapabilirsiniz ve gününüz bu mantıkla devam eder. Bu şekilde hem gündüz ihtiyacı olan kaloriyi daha verimli alacağı için, hem de gündüz daha fazla bu şekilde uyanık kalıyor olacağı için, gece daha uzun süreler uyuyabilmesi yavaş yavaş mümkün olmaya başlayacaktır.
  • Halen opsiyonel gibi düşünebilirsiniz ama her sabah hala uyuyorsa saat 7’de uyandırıp güne başlatmak da doğal bir şekilde yavaş yavaş bir düzen oluşmasına çok katkıda bulunabiliyor. Bu sizi çok zorlarsa şu an kasmayın derim ama yapabilirseniz çok güzel bir altyapı kurmaya başlamış olursunuz şimdiden.
  • Bir de gündüz uykularında eğer 40-45 dakikada veya daha erken uyanıyorsa elinizden geldiğince odadan çıkarmadan tekrar uyutmak ve uykusunu uzatmak için çaba gösterin. Özellikle de öğlen 12.00-13.00 arası başlayan uykuları için. 15-20 dk denemenize rağmen uyumamışsa elbette kaldırıp güne devam edebilirsiniz, ama kısa uyuduğu için yine kısa bir süre sonra tekrar uyuma ihtiyacı olacaktır, çok yorulmasına fırsat vermemek iyi olur.

Bu yazıdaki bilgiler umarım faydalı olur.

Hala kayıt olmadıysanız, 0-4 aylık bebeğinizin en zorlu 3 uyku sorunu için hazırladığım ÜCRETSİZ uyku serisine HEMEN kaydolmanızı öneririm. Sayısız anne faydalandı ve umarım siz de faydalanırsınız.

Eğer hızlı sonuç almak ve daha da önemlisi bu süreçte bire bir destek de almak isterseniz, Mışıl Mışıl Uyku Programına hemen üye olmanızı öneririm.

­

Sevgilerimle

Ahu

Close