2 Yaş Dönemini Rahat Geçirmenin 10 Yolu

* Fotoğrafdakiler kızlarım Maya ve Erin, 2 yaşına yaklaşırken, yıl 2007.

“2 Yaş Sendromu” olarak bilinen ve bu yaştaki çocukların (1,5-3 yaş arası dönem), ebeveynler arasında talepkar, inatçı, agresif olarak tanımlandığı bu durum, aslında bir sorun veya sendrom olmaktan ziyade biz ebeveynlerin çocuklarımızın bu dönemdeki dünyasını ve gelişim ihtiyaçlarını net anlayamamamızdan kaynaklanıyor genelde.

İyi haber, biz ebeveynler olarak çocuğun dünyasına girip onun neyi neden yaptığını daha iyi anladığımız zaman, hem sabrımız ve anlayışımız artıyor, hem de kendi yaratıcılığımızı ve iç güdülerimizi kullanarak sorunlara çok daha kolay çözüm üretebiliyoruz.

Dönemin genel özellikleri:

  • Çocuk kendi yeterliliklerini ve becerilerini sergilemekte ısrar eder çünkü bu onun için “bu dünyada artık ben de varım” demenin bir şeklidir, kendi kimliği ile ilgili farkındalığın arttığı bir süreçtir. Mümkün olduğunca bağımsız hareket etmek ve birçok şeyi tek başına yapmak ister.
  • İki ekstrem uçta yaşar. Bu büyüme sürecinin bir parçasıdır. Bir an dışa dönük ve aktifken, diğer bir an utangaç olabilir. Ya da kendisinin tek başına yapmasının zor olduğu birşeyi tek başına yapmak isterken, tam tersi kendisinin yapabileceği şeyleri sizin yapmanızı isteyebilir. Bir an kendisi yemek ister, başka bir an yedirilmek ister. Arkadaşının oyuncağını elinden alır, ama sonra hemen ilgisini kaybeder.
  • Bu onun için bir kararsızlık dönemidir. Seçim yapmakta zorlanır, ve sık sık fikrini değiştirir.
  • İnatçı, emredici ve talepkar olur. Ama bu kendinden emin olduğu için değil, tam tersi güvensiz hissettiği içindir. Dünyanın ne kadar büyük ve kendisinin ne kadar küçük olduğunu farketmeye başlar, bu da onu korkutur. Eğer, dünyanın anne ve babasından oluşan küçük bir kısmını bile kontrol edebilir ya da yönetebilirse, kendisini daha güvenli hissedeceğine inanır.
  • Zaman kavramı gelişmemiştir, şu anda yaşar. Gelecek onun için birşey ifade etmez. “5 dakika sonra” demenin hiçbir anlamı yoktur onun için. Dolayısıyla birşey istediği zaman, onu şimdi istiyordur. Olmaması büyük hayal kırıklığı yaratır.
  • Meraklı ve tezcanlıdır. Çevresini keşfetmeyi çok sever ama her istediğinin her yapılamayacağı fikrine alışana kadar çatışmalar yaşanır.
  • Özellikle 2,5 – 3 yaş arası daha kolay yoruluyor olabilir. Daha çabuk uykusu gelebilir veya daha fazla kucakta taşınmak isteyebilir.
  • Diğer çocuklarla oynamaktan daha çok keyif alır ama hala oyuncaklarını paylaşmak istemeyebilir. Zaten bu dönem hala beraber oynamak yerine, yanyana –paralel- oyun oynama dönemidir.
  • Hayal ile gerçeği ayırmada sorunu vardır. Rüyalar gerçek görünür, canavarlar gerçekten yatağın altında yaşıyor gibidir.
  • 3 yaşına kadar çocukların duygusal sağ beyin yarım küreleri egemendir. Dolayısıyla mantık, sorumluluk ve zaman kavramı onlar için pek söz konusu değildir. Dolayısıyla bu dönemde kendilerini çok kolay kaybedip, güçlü duygusal tepkiler verirler; yoğun ağlama krizleri, öfke nöbetleri, istediği şeyleri ağlayarak, vurarak, tekmeleyerek elde etmeye çalışmak gibi. Bu saldırganlık ve agresiflik değildir aslında. Henüz duygularını regüle etme becerisine sahip değildir ve ihtiyaçlarını karşılamak için bildiği tek yol da bunlardır.

İşte size bu dönemde çocuğunuzunla daha uyumlu ve keyifli bir ilişkiniz olmasını sağlayacak 10 ipucu:

1. Bağımsızlığını desteklemek

Bağımsızlığını, mümkün olduğunca çok kendi başına birşeyler yapmasını destekleyin ve temel becerilerini geliştirmesine yardımcı olun. “Daha küçüksün yapamazsın” demek yerine yapabileceği birşeyler bulun.

Biliyorum onun çorabını kendi kendine giymesi 15 dakika alırken, belki siz 10 saniyede giydirebilirsiniz. Ne kadar yoğunsunuz ve birçok sorumluluğunuz var onu da biliyorum. Ama bunu bir yatırım olarak görün ve günlük programınızı buna zaman ayırabilecek şekilde planlamaya çalışın.

Ona bol bol zaman verin. Aslında onu ne kadar acele ettirirseniz, iş o kadar uzun sürecektir. Eger sabırsızlığını ve onu hızlandırmaya çalıştığınızı hissederse, daha da ağırdan almaya başlayacaktır.

Çocuğa kendi becerilerini geliştirme zamanını ve pratik şansını vermek aslında hem onun kendini daha özgüvenli hissederek daha uyumlu olmasına, hem de büyüdükçe birçok şeyi tamamiyle kendi yaparak hayatınızın kolaylaşmasına neden olacak.

Özellikle kendi kendine yemek yemeyi öğrenmesi bence bu dönemin en önemli becerilerinden biri. Lütfen ona bu şansı verin. Sonunda siz de kazançlı çıkacaksınız.

2. Rutin ve düzenli bir hayat

Rutin ve düzenli bir hayat her yaşta çocuk için önemli ama özellikle bu dönemde daha da kritik çünkü bu yaş dönemindeki çocuk tekrarı, herşeyin aynı zamanda ve aynı yerde olmasını çok sever. Bu ona güven verir ve birçok potansiyel öfke nöbetini engeller.

Mümkün olduğunca hergün aynı yemek, oyun ve uyku saatleri ve örneğin uyku öncesi rutininde aynı sırada aynı şeylerin yapılması, sabah uyanınca yuvaya hazırlanırken yine aynı sıranın takip edilmesi onun daha fazla işbirliği yapmasını, sizin de işinizin kolaylaşmasını sağlar.

Ayrıca düzenli bir hayatı olan çocuğun uykusuzluk, yorgunluk ve açlık gibi fiziksel nedenlerle öfke krizleri yaşama ihtimali daha düşüktür.

3. Duygularını ifade etmeyi öğretmek

Bu yaş dönemi hala kendisini ifade etmekte zorlandığı bir dönem, bu da öfke krizlerinin en temel nedenlerinden biri. Bunu engellemek için ona yapabileceğiniz en büyük iyilik, ona duygularını ifade etmeyi öğretmek ve duygularını görmezden gelmek yerine onaylamak.

Ama bunun için önce sizin çocuğunuzu sadece pozitif değil bütün duygularıyla kabul ediyor olmanız gerekir.

Yani “bunda üzülecek, kızacak ne var, bebek gibi davranıyorsun, ya da erkek adam ağlamaz” gibi yaklaşımlar yerine “kızgın görünüyorsun, şu an parka gidemediğimiz için kızdın değil mi?” veya “en sevdiğin elbisen leke olduğu için şu an onu giyemiyorsun, üzgün olduğunu biliyorum” gibi yönlendirmelerle, zaman içinde o da duygularını ve kendini daha iyi ifade edebilecek, bu da duygularını daha rahat kontrol etmesini ve size güvenmesini sağlayacaktır.

4. Az (mümkünse hiç) televizyon, bol bol oyun ve hareket

Televizyon, ipad ve bilgisayar oyunları, özellikle 3 yaşından küçük çocukların sadece beyin gelişim potansiyelini engellemekle kalmayıp, davranışları üzerinde de olumsuz etki yaratıyor.

Ekran önünde uzun zaman geçirildiğinde çocuğun mantık ve düşünme becerilerini kontrol eden korteks tembelleşirken, reaksiyonel alt beyin hiperaktif hale geliyor.

Ayrıca çocuk ekran önünde uzun süre hareket etmeden durduğu zaman, sonrasında bir enerji patlaması yaşıyor, hareket etme ihtiyacı duyuyor, ama aile “dur, yapma, otur” gibi komutlarla hareketini engellediği zaman enerjisini atamamış olan çocuk hassas ve tepkisel hale geliyor.

Çocuğun ekran önünde geçirdiği uzun zamanlar, oyun zamanını, dil gelişimini, dolayısıyla kendini ifade becerisini ve yaratıcılığının gelişmesini engelliyor.

Bu dönemde çocuğa ne kadar çok hareket etme, oyun oynama, keşfetme, deneme, konuşma, 3 boyutlu dünya ve doğa ile iç içe olma fırsatı yaratırsanız, davranışlarında o kadar fazla uyum göreceksiniz.

5. Sık sık bağlantı kurmak

Çocuklarımızın günlük hayattaki sorumlukları bazen aramızdaki bağın zayıflamasına, eğlendiğimiz ve birbirimizin keyfini çıkardığımız zamanların azalmasına sebep olur. İlişkimiz biz fark etmeden çoğunlukla “şunu yap, bunu yapma” şeklinde komut ve isteklerden ibaret hale gelir. İşte çocuklarımızın en olumsuz davranışları da bu kopukluklarla beraber tetiklenir.

Tüm günlük sorumluluklarımızla beraber, bu özel sevgi bağını da güçlü tutmak için onlarla özel ve kaliteli zaman geçirmek çok önemli.

Kaliteli zaman illa da çok uzun saatler geçirmek anlamına gelmiyor, o beraber geçirdiğiniz süre içinde ilginizi tamamen ona vermek anlamına geliyor. Ya da bazen 1 saniyelik sevgi dolu bir bakış, 1 dakikalık sıkı sıkı sarılmak, 10 dakika beraber kitap okumak, veya sevdiğiniz bir şarkıda beraber dans etmek kadar kısa ve basit eğlenceler bile çocuğunuzla olan bağınızın güçlü kalmasını sağlayacak ve onun da sizden bu özel ilgiyi almak için farklı tepkisel davranışlara girmesine gerek kalmayacaktır.

Size bir ipucu daha; ondan birşey yapmasını istemeden önce onunla bağlantı kurarsanız, yani göz hizasına inmek, gözlerine bakmak, belki bir öpücük veya sevgi sözcüğü ile ilgisini çekerseniz, ardından talebinize uyum sağlama ihtimali daha yüksek olur.

6. Seçim hakkı vermek

Seçim hakkı olan çocuk kendini güçlü hisseder. Ama bu yaş döneminde kararsızlık hat safhada olduğu için en fazla iki seçenek verin. Ayrıca seçenek vererek, o farkında bile olmadan, ona daha fazla istediğiniz şeyleri yaptırmanız mümkün.

“Mavi pantolonu mu istiyorsun, kırmızıyı mı?”, “Önce çorabını mı giymek istiyorsun, pantolonunu mu?”, “Brokoli mi istiyorsun, havuç mu?”. Ya da paltosunu giydirmek istiyorsunuz ama direniyorsa “Önce sağ kolunu mu sokmak istersin, sol kolunu mu? diye sorarak ilgisini çekebilirsiniz.

Genelde en son söylendiği için, ikinci seçeneği seçme şansları daha fazla olur, o yüzden tercih ettiğinizi ikinci seçenek olarak sorabilirsiniz.

7. Sınır çizmek

Çocuğunuzun kendini güvende hissetmesi için belli sınırlar içinde büyümeye ve yeri geldiğinde “hayır” kelimesini duymaya ihtiyacı var. Ama sınır çizmenin de bazı taktikleri var.

Sınır koymadan önce, isteğini anladığınızı ifade edin ve duygularını onaylayın.“Biliyorum şu anda o çikolatayı yemeyi çok istiyorsun, çok seviyorsun değil mi? Ama şu an yemek zamanı, yemekden sonra yiyebilirsin”.

Veya kırılabilecek bir eşyaya dokunmak istiyor “hayır dokunma” demek yerine oynayacağı başka birşey bulup “Bu oynamak için değil, ama şununla oynayabilirsin” diye yerine başka bir alternatif vermek daha az tepki vermesini sağlayabilir.

Ve şimdi en önemlisi, bunların da işe yaramadığı, ağlama ve öfke krizine girdiği durumlarda (ki bol bol olacak), sakinliğinizi koruyup, ona sarılın, ya da başını okşayın, yanında olun, sevgi gösterin, duygularını ona geri yansıtın.

“Şu an çikolatayı yiyemediğin için çok kızdın biliyorum, gerçekten yemek istiyorsun, hayal kırıklığına uğradın”. Sakinleşene kadar buna devam edin. Ama kesinlikle istediğine boyun eğmeyin. Çocuğunuzun bundan alacağı mesaj ailenizde belli kurallar ve sınırlar olduğu, bunlardan ödün vermeyeceğiniz, ama çocuğunuz bu yüzden hayal kırıklığı yaşarken de, bu zor anında onun yanında olacağınız.

Bu davranışları görmezden gelmek ve ilgi göstermemek eski ekol ebeveynlik. Duygusal zekası yüksek bir çocuk yetiştirmek istiyorsanız çocuğunuzun hiç bir duygusunu görmemezlikten gelmeyin.

Öfke nöbeti, ağlama ve kriz anında ondan mantık beklemek, ona mantıklı açıklamalar yapmak, disiplin vermek ve bir ders öğretmeye çalışmak ancak durumu daha kötü yapar. Yanında olarak sabırla ağlamasının bitmesini ve sakinleşmesini bekleyin, gerekirse sonrasında ondan beklediğiniz davranışı kısa ve öz olarak tekrar anlatın.

8. Takdir etmek

Ebeveynler olarak çocuklarımıza en çok ilgiyi olumsuz davranışlarda bulunduklarında veriyoruz aslında. Çocukların aksi davranışlarının en büyük nedeni de bu. Mesela sessiz sakin oturmuş oynayan bir çocuğu “aferim sana, ne güzel tek başına oynuyorsun, benim de bu arada yemeği pişirmeye zamanım oldu, teşekkür ederim kızım” demek pek aklımıza gelmez.

Sonra çocuk bakar ki, pozitif davranış ona pek ilgi alaka getirmiyor, başlar bir bahane ile sorun çıkarmaya ve işte o zaman negatif de olsa bir çeşit ilgi görmüş olur.

Leyla Navaro çok güzel söylüyor; “Çocuğun birşeyi yapamadığı, beceremediği zamanlarda hemen olumsuz eleştiride bulunup olumsuz tepki vermek yerine, onun davranışlarını ve çabasını desteklemek gerekir.”

Böylece olumlu davranışlar artarken, olumsuz davranışlar azalır.

9. Takım olmak

Bu dönemde çocuk, anne babayı birbirine düşürerek hedefine ulaşmak için onları manipule eder. O anda kim müsait değilse, ondan ilgi ister. Mesela baba yardım ederken, anne yapsın diyebilir, bu da babanın duygularının incinmesine neden olabilir (veya tersi).

Ama bunu kişisel almayın, çünkü o anda kim müsait değilse özellikle ondan yardım ister. Herkes müsaitse de, kendisi yapmak ister. Ama en zorlu zamanlarında genelde yine de anneyi tercih eder.

Anne baba olarak, çocuğun hangi davranışlarına karşı nasıl yaklaşacağınız konusunda önceden konuşup ortak bir noktaya varırsanız ve ortak hareket ederseniz, çocuk sizi bir takım olarak görecek, hem size olan güveni artacak, hem de manipulasyon çabaları zamanla azalacaktır.

10. Örnek olmak

Bu dönem çocuğun herşeyi ve herkesi taklit ettiği dönem. Sürekli sizi izliyor ve örnek alıyor. Çocukta görmek istediğiniz davranışları kendiniz sergiledikçe, bu davranışları onda daha çok göreceksiniz.

Öfke nöbetlerinde sakin kalmayı başardığınız zaman sakinliğinizi, bağırdığınız zaman bunu örnek alacaktır.

Sakin ve sabırlı ebeveyn olmanın temelinde de, hem bireysel hem de çift olarak kendi ihtiyaçlarınızı karşılamak için kendinize zaman ayırmak var.

Arada sırada da olsa çocuğunuzdan ayrı zaman geçirmek, kendi ihtiyaçlarınıza odaklanmak ve deşarj olmak, zor anlarda çocuğunuzuna karşı sabrınızı yüksek tutmanıza yardımcı olacaktır.

Yine bu yaş dönemi ile ilgili 1 – 3 Yaş Arası Çocuğunuzla Keyifli Ebeveynlik İçin 5 Önemli İpucu yazım da size farklı ipuçları verebilir.

Umarım faydası olur.

Sevgilerimle

Ahu

Close