Bakın Bir Okul Çantasının İçinden Neler Çıkabiliyor

Dr. Justin Coulson’ın online ebeveynlik programını izliyordum.

Bir bölümde kendi kızıyla ilgili öyle basit ama çarpıcı bir örnek anlattı ki, sizinle de hemen paylaşmak istedim çünkü biliyorum ki sizin de aklınızda kalacak ve çocuklarınızla ilişkinizi olumlu yönde etkileyecek.

Kızı Ella 3. sınıftayken okula gitmeyi reddetmeye başlamış. Ancak kendisine yeni bir okul çantası alınırsa gideceğini söylüyormuş.

Önce çantası biraz kirli olduğu için böyle söylediğini zannetmişler ve çantasını bir güzel temizlemişler.

Ama bu Ella’yı mutlu etmemiş, hala yeni bir çanta için direniyormuş.

Bu tip durumlarda ne kadar sabırlı ve anlayışlı olmaya çalışsak da artık sabrımızın tükendiği noktada ebeveynlik tarzımız genelde 2 farklı uca gidiyor:

  1. Ya otoriter tarafımız devreye giriyor, “yok yeni çanta falan, konu kapandı, tıpış tıpış gidilecek o okula, tek kelime daha duymayacağım artık” tarzında sert bir sınır çizerek sorunu aşmaya çalışıyoruz.
  2. Ya da aşırı korumacı tarafımız devreye giriyor ve “tamam tamam üzülme, ağlama, yarın gider alırız istediğin çantayı ama bak sonra gideceksin okula söz değil mi” tarzında hiç sınır çizmeyerek sorunu çözmeye çalışıyoruz.

Bu 2 uç tarzın pek çok olumsuz sonucu olabilir ama aslında yarattıkları en büyük sıkıntı şu:

İkisi de çocuğun davranışının arkasındaki gerçek sebebi ortaya çıkartmaya yardımcı değil, tam tersi bastırmaya dönük.

Yani iç kanamayı yarabandıyla durdurmaya çalışmak gibi birşey.

Dr. Justin’in kızına geri dönersek;

Malum bu alandaki uzmanlığı vesilesiyle 2 uca da gitmiyor ve kızının gerçek derdini sorular sorarak ve dinleyerek anlamaya çalışıyor.

Kendisi çok örnek vermiyor ama benim tahminim şu tip cümleler kullanmış olabilir:

  • Yeni bir çanta almak senin için çok önemli görünüyor, sebebini bana biraz anlatır mısın?
  • Okula yeni çanta ile gittiğinde ne değişecek, ne farklı olacak?
  • Bu istediğin yeni çantanın özelliği nedir, şu anki çantandan farkı ne olacak? …gibi cümlelerle kızının iç dünyasına girip onu daha derinden anlamaya çalıştığını tahmin ediyorum.

Ve bu konuşmanın sonunda da ortaya çıkan şey şu oluyor, kızı şunu söylüyor:

“Okulda arkadaşım yok, eğer yeni havalı (cool) bir çanta alırsam, okula gittiğimde herkes yeni çantamı farkedecek, çantama bakmak için yanıma gelecek ve gelip benimle konuşacak”.

Buradan da ortaya çıkıyor ki aslında çocuğun gerçek ihtiyacı çanta vs hiç değil, okulda kendini yalnız hissetmesi ve daha yakın sosyal ilişkilere ihtiyaç duyması.

Bu şekilde kızlarının gerçek sıkıntısını, gerçek ihtiyacını anlayan Dr. Justin ve eşi de sorunun kaynağını çözmek üzere harekete geçiyorlar, yani yarabandı yapıştırmak yerine iç kanamayı durdurmak hedefleri oluyor.

Elbette bu “iç kanamayı durdurma yolu” yolu daha sabır, emek ve zaman isteyen zor bir yol.

Elbette “hayır o okula gidilecek, bitti!” veya “tamam üzülme alırız” tarzı yarabandı yolları anlık olarak daha hızlı ve kolay.

Ama bastırılan duygular ve karşılanmayan temel duygusal ihtiyaçlar sonuçta dönüp dolaşıp çeşitli şekillerde hem çocuğumuza hem de bize patlıyor.

Yani anlık olarak hızlı ve kolayı seçmenin maliyeti sonradan çok daha ağır ve zor olabiliyor.

Fakat bugün, bu an zorlansak da bu sabrı, zamanı ve emeği elimizden geldiğince vermeye çalıştığımız zaman çocuğumuza ve bize geri dönüşü muhteşem oluyor, hayat ve ilişkiler daha kolaylaşıyor.

Sonuç

Yani bir nevi o okul çantasının sadece dışını, görünen yerlerini kabaca temizleyip, içine el atmadan onu sıkı sıkı kapalı tutmaya çalışmak yerine, zaman zaman üşenmeden fermuarını açıp; içine, tüm ceplerine, tüm gözlerine iyice bir bakıp şöyle derinlemesine bir temizlik yapmak gerekiyor.

Çünkü çocuk veya yetişkin aslında farketmez, hemen her sıkıntılı davranışın arkasında hepimizin karşılanmamış bir ihtiyacı oluyor, özellikle temel bir duygusal ihtiyacı.

Ne zaman çantanın içi açılıyor, içinden çıkanlara bakılıyor, gerekli temizlikler yapılıyor, o zaman bu temel ihtiyaç o an her ne ise karşılanmaya, tatmin olmaya başlıyor, biz de huzur buluyoruz, sakinleşiyoruz, uyumumuz artıyor, davranışlarımız değişmeye başlıyor.

Çocuklarımız için de aynı şey geçerli.

Bu konuyu o kadar önemsiyorum ki, sık sık günlük hayattan örneklerle farklı yazılar paylaşmaya çalışıyorum.

Ben Bunu Nasıl Düşünemedim? yazımda da kızım Erin'in okul hayatından buna benzer bir örnek var.

Umarım size de faydalı olur.

Sevgilerimle

Ahu