Çocuğunuz Hobisinden Sıkıldığında Tamam mı? Devam mı?

Ailelerin bana sık sık yönelttiği bir soru var:

Çocuklarımızın eğitim aldığı sanat ya da spor her türlü hobi anlamlı yan eğitimlerinden bir süre sonra sıkıldıklarını ve başka şeyler istediklerini gözlemliyoruz. Bu durum eğitimlerini sürdürmelerini engelliyor.

Bale ve müzik gibi eğitimler de sabır ve egzersiz gerektiren işler. Bu durumda çocuğa nasıl yaklaşmak gerekiyor. Devamlılık nasıl sağlanabilir?

Bu soru etrafımda çok sık duyduğum ve benim de kendi çocuklarımla zaman zaman karşılaştığım bir konu.

Bence bu konunun ebeveynlerin kafasını karıştırıyor olmasının nedeni uzmanların bile bu konuda çok farklı görüşleri olması.

Kimileri “hayır çocuk hiç zorlanmamalı ve istediğinde bir aktiviteyi bırakabilmeli” derken, kimileri de “hayır aktiviteyi bırakmasına veli istediği sürece müsaade edilememeli, çocuk kendini zorlamayı ve vazgeçmemeyi öğrenmeli” diyor.

Benim kişisel yaklaşımım ikisinin ortası, yani çocukların kendi seçimlerini yapıp, farklı hobiler denemelerine fırsat verilirken aynı zamanda başladıkları işi bitirmeye teşvik edilmeleri.

Başladıkları aktivitelerde devamlılıklarını sağlamak için neler yapılabilir, aşağıda özetlemeye çalıştım:

1. Çocuğa seçenekler vermek

Ebeveynler çocuklarının genelde kendi istedikleri spor, sanat veya hobi dalında gelişmesini arzu ederler ve ona yönlendirirler. Eğer çocuk da aynı alana ilgi duyuyorsa ne güzel ama duymuyorsa, ona kendi seçimini yapma hakkı tanımadan onu zorlamak, keyifle yapılması gereken bu hobiyi çocuk için bir işkence, anne baba için de çocukla sürekli bir çatışma haline getirir. Olay amacından sapar.

Halbuki çocuğa o dönemdeki ilgi alanına uygun seçenekler sunulması ve içlerinden hangisini veya hangilerini istediği konusunda kendi kararını veriyor olması ona hem kontrol duygusu verir (davranışlarına pozitif yansır), hem değer gördüğünü hisseder, hem de en önemlisi seçimi kendisi yaptığı için hobiye devamlılığının sorumluluğunu da almak durumunda kalır.

Burada benim tavsiyem çocuğa seçenekler sunulmadan önce ebeveynlerin aşağıdaki kriterleri dikkate alması, sonra çocuğa alternatiflerle gidilmesi. Tabii çocuğun yaşı büyüdükçe bazı kriterler önemini kaybediyor ve esneklik artıyor.

  • Eve yakınlık
  • Aile bütçesi
  • Okul saatleri ve dersleri ile uyum
  • Aktivite saatlerinin çocuğun uyku, dinlenme ve aileyle geçirilen zamanlarını kısıtlamıyor olması
  • Aileyi getir, götürlerle strese sokmuyor olması

Bunlar ve aile için başka önemli olan kriterler de düşünülüp, çocuğa aileye de uygun tüm seçeneklerin sunulmasıyla beraber, mümkünse çocuğa ilgi duyduğu birkaç alanda 1-2 deneme dersi aldırılıp, ondan sonra son kararı ona bırakmak, daha baştan devamlılık şansını arttıracaktır.

2. Çocukla kontrat yapılması

Çocuk tercihini yaptıktan sonra aktiviteye kesin kayıt yaptırılmadan önce, onunla son bir kez konuşup emin olup olmadığını sorun, kayıt ve ödeme yaptıktan sonra fikrini değiştirme şansının olmadığını ve aktivitenin sezonu bitene kadar (genelde 9 ay, 1 sene) zaman zaman zorlansa bile bırakmadan devam edeceğinin sözünü vermesini isteyin.

Eğer sezon sonunda devam etmek istemiyorsa başka birşey seçebileceğini de hatırlatıp üzerindeki baskıyı azaltın.

Bunu hatta mümkünse yazılı yapıp, altına hem o hem de siz imzanızı atın ve ihtiyaç halinde ileride ona sözünü hatırlatmak için kullanın. Çocuklar altına şakadan da olsa imza attıkları şeyleri daha ciddiye alabiliyorlar.

Hatta bu kontratı çocuğunuzun ders aldığı okul veya öğretmen ile de yaptırırsanız yaptığı hobiye karşı saygısı ve ciddiyeti daha da artabilir.

Size komik gelebilir biliyorum ama yine de aşağıda bir örnek yazdım:

Ben Maya Tükel, kendi rızamla ve kimsenin baskısı altında kalmadan Haziran 2013’e kadar haftada 2 gün bale aktiviteme devam edeceğime, zorlandığım zamanlarda pes etmeyeceğime ama ihtiyacım olduğunda sıkıntımı ailemle paylaşıp destek isteyeceğime ve elimden geleni yapacağıma söz veriyorum. Sezon sonunda bu aktiviteye devam etmeme hakkım saklıdır”.

Ben Ahu Tükel, kızım Maya Tükel’i bu aktiviteyi yaparken her türlü ihtiyacında destek olacağıma söz veriyorum. Sezon sonunda bu aktiviteye devam etmeme ve başka aktivite seçme hakkı saklıdır”.

3. Çocuğu zorlandığı zamanlarda dinlemek ve destek olmak

Konu ne olursa olsun, yeni bir beceri öğrenmek çok zorlu ve sabır isteyen bir süreç.

Çocuk aktiviteyi kendi de seçmiş ve hatta mutlulukla kontrat bile yapmış olsa da, çeşitli nedenlerden ötürü şevkinin kırıldığı ve vazgeçip bırakmayı isteme eğiliminde olduğu günler olabilir.

  • Sürekli pratik yapmaktan sıkılmak
  • Fiziksel acı, ağrı gibi nedenler
  • Ona zor gelen bir çalışmada bir türlü ilerleyemiyor olmak ve özgüveninin kırılması
  • Öğretmeniyle ilgili problemler
  • Grup çalışması ise arkadaşlarıyla ilgili problemler
  • Okul ve diğer sorumlulukları, aktivitenin saati, trafik, uyku eksikliği ve benzeri nedenlerle, aktivite saatinde çok yorgun olması
  • Aktivitenin seviyesinin çocuğun seviyesinin üzerinde olması
  • Okul ve aktivitelerle beraber çocuğun, ailesiyle geçirecek veya kendine ayıracak serbest zamanının kalmıyor olması da çocukları sene içinde aktivitelerinden soğutan nedenlerden.

Böyle durumlarda çocuğu şikayet ediyor gibi görmeyip, onu sabırla dinlemek, duygularını onaylamak (“haklısın yeni bir beceri öğrenmek gerçekten zordur ve insan sıkılabilir”) ve ona “aktiviteyi bırakmayacağımızı biliyorsun, ama biz senin bu süreçten keyif almanı istiyoruz, bu konuda ne yapabiliriz? bu problemi çözmek için ne gibi bir önerin var?” ve benzeri sözlerle çocuğa vazgeçmesinin bir opsiyon olmadığını yumuşak bir şekilde hatırlatmakla beraber, aynı zamanda bu sıkıntısında yalnız olmadığı ve beraberce bir çözüm bulabilecekleri mesajını veriyor oluruz.

Bu durum çok kıymetli bir fırsattır çünkü çocuğa hayatta karşısına çıkan zorluklar karşısında hemen vazgeçmemeyi, gerekirse destek isteyip bir şekilde kendi problemini çözmesi gerektiğini öğretir.

Eğer şikayet ettiğinde onu terslersek, hem bu çok kıymetli fırsatı kaçırmış olur, hem de aktiviteye karşı olan motivasyonu iyice düşer, işler zorlaşır.

Problemi çözülüp tekrar motivasyonu arttığında da onu çok zorlandığı halde vazgeçmediği ve denemeye devam ettiği için tebrik edin ki, tekrar karşısına bir zorluk çıktığı zaman kendine olan güveni daha yüksek olsun.

4. Günlük hayatlarında hemen yardıma koşmamak

Aktivite dışındaki günlük hayatlarında da bir problemle karşılaştıkları zaman, güvenlikle ilgili bir konu olmadığı sürece, hemen herşeyde yardımlarına koşmayıp onlara düşe kalka debelenerek kendi problemlerini çözme fırsatı vermek çok önemli.

Ayakkabılarını bağlayamıyor mu, hemen onun için bağlamak yerine ona nasıl yapacağını gösterip kendisinin pratik yapmasını isteyebilirsiniz. Ödevlerinde zorlanıyorsa hemen cevabı söylemek yerine, sadece yönlendirmelerle cevabı kendisinin bulmasını sağlayabilirsiniz.

Günlük hayatında son noktaya kadar deneme devam etme ve mücadele alışkanlığı yaratmanın faydaları, hobi eğitimi sırasında zorlandığı anlarda kendini gösterecektir.

5. Farklı alanlarda kendini deneme fırsatı vermek

Çocukluk ve ergenlik döneminin en büyük misyonu çocuğun keşif, deneme ve yanılmayla kendini tanımaya başlama süreci.

Kendini, değerlerini, zevklerini, yeteneklerini, güçlü yönlerini, ona keyif veren ve vermeyen şeyleri keşfettikçe, bir birey olarak kimliği özgüveni ve bununla beraber oto kontrolü de kuvvetleniyor.

Bana göre çocuğun ve ergenin en önemli işi bu.

Kendini tanımak, yetişkinliğe kim olduğunu ve ne istediğini bilen bir birey olarak geçiş yapmak.

Bu nedenle ben, bir sene/sezon bitene kadar devam etmek kaydıyla, çocukların isterlerse her sene farklı aktiviteler denemesi taraftarıyım.

Ama tesadüfen belli bir hobiyi çok sevmiş ve kendi isteğiyle her sene ona devam etmek istiyorsa (ki bir bölüm çocuk böyle) ne güzel devam etsin, ama henüz hayatının keşif dönemindeyse, bence bırakalım keşfetsinler çünkü her farklı aktiviteden alacakları ayrı bir beceri ve kendileriyle ilgili öğrenecekleri farklı şeyler var. Hem şimdi denemeyecekler de ne zaman deneyecekler.

Ama zaten belli bir keşif döneminin ardından kendini ve zevklerini daha iyi tanıyan çocukların da, sonunda kalplerini çalan ve hep devam etmek istedikleri belli bir alan olabiliyor ve o alanda becerilerini derinleştirmeye, uzmanlaşmaya başlıyorlar.

6. Performans değil, çabayı övmek

Çocukların hobi eğitimlerinde devamlılık sağlamak için verebileceğim önemli bir diğer taktik; çalışma alanı ne olursa olsun, çocuğun performansını ve başarısını değil, bu beceriyi öğrenirken ki çabasını, fokusunu, dikkatini, çalışkanlığını ve sabrını övmek, yani bu hobiyi geliştirirken aynı esnada geliştirdiği ve ona hayat boyu o aktivite bittikten sonra da lazım olacak yaşam becerilerini övmek.

Mesela piyano dersi alıyorsa, onu bir parçayı güzel çaldığı için değil, o parçayı öğrenmek çok zor geldiği halde vazgeçmeden sabırla pratik yapmaya devam ettiği için överseniz, sizden alacağı ve kendiyle ilgili aklında kalacak mesaj “ben sabırlı bir insanım, zor zamanlarda hemen vazgeçmem, denemeye devam ederim” olacaktır.

Siz her fırsatta (tabii samimi olarak) onda gözlemlediğiniz bu özellikleri tekrarlamaya devam ettikçe, bu önemli yaşam becerileri iyice içselleşmeye ve onun bir parçası olmaya başlayıp, yaşam boyu siz yanında olmadığınız zamanlarda da, zorluklar karşısında güvenle ayakta durmasını sağlayacaktır.

Bir de son olarak şunu söylemek istiyorum:

Lütfen ne olur çocuklarınızın motivasyonunu ceza, tehdit veya daha da kötüsü ödüllerle arttırmaya çalışmayın.

“Bugün piyano pratiğini yapmazsan yarın sinema yok” veya tam tersi “Bugün pratiğini yaparsan yarın gidip o çok sevdiğin çantayı alırız” dediğimiz zaman motivasyonunu ve tatminini sadece dış etkenlere bağlamış oluyoruz ve zamanla buna alıştıkları için büyük ihtimalle bunu sürekli yapmamız gerekiyor.

Halbuki o hobinin kendisi, yeni birşey öğrenmek ve beceri geliştirmek, özellikle aktivitesini kendisi seçmiş olan çocuk için en büyük ödül ve tatmin.

Sıkılmaktan bahsetmişken Anne Sıkıldım!!! Cümlesiyle Başa Çıkmanın 6 Yolu da ilginizi çekebilecek bir diğer yazım, oraya da beklerim.

Sevgilerimle

Ahu