Devlet Okuluna Giden Çocuk Eksik Kalır mı?

Okul konusunda ailelerin en çok aklını kurcalayan sorulardan biri “Çocuğumu devlet okuluna mı göndermeliyim, yoksa özel okula mı?” sorusu.

Annelerle biraz konuştukça aslına bu sorunun altında yatan gerçek sorunun “Çocuğumu özel okula göndermek istiyorum ama maddi durumum elvermiyor, veya gönderirsem çok zorlanırım, acaba çocuğumu devlet okuluna gönderirsem eksik kalır mı?” endişesi olduğunu görüyorum.

İşte tam olarak bu endişeyi yaşayan bir annenin sözleri:

“Kızım bu sene 1. sınıfa başlayacak. Esasında yine devlet okuluna göndermeyi düşündüm. Özel okul için her yıl en az 15 bin lira ödemek beni uzun vadede zorlayabilir. Ancak devlet okullarını gezdikçe, okullar hakkında fikir edindikçe özel okula vermeyi daha çok düşünmeye başladım.

Devlet okullarından birinde güvenlik eksikliğini gördüm, küçük çocuklar okul sınıfında başıboş, pencereler açık ki bunu müdüre söylediğim halde ‘bir şey olmaz’ deyip geçiştirdi. Bir başka devlet okulunda sınıf kalabalığının 35 üstü olduğunu öğrendim ve acaba eğitim vermek ve almak için ne kadar sağlıklı diye düşünüyorum. Spor salonlarının olmaması ise ayrı bir sorun. Oysa özelde sosyal faaliyetlerin olması, okulun fiziki şartları, öğretmenlerin daha ılımlı yaklaşımları beni etkilemiyor değil.

Öte yandan kızımın arkadaşların neredeyse hepsi özele gidecek. Onların daha iyi bir başlangıç yapması güzel tabii fakat bu durumda kızım için üzülüyorum. Onu özele göndermemekle haksızlık mı yapmış oluyorum. Daha iyi bir eğitim fırsatı sunmamak onun önüne engeller koymak gibi geliyor bana. Nasıl bir yol izlemeliyim gerçekten emin değilim.”

Bu kelimeleri yazan annenin kızını ne kadar sevdiği ve onun için elinden gelenin en iyisi yapmaya çalıştığı ne kadar belli. Diğer taraftan, bu uğurda yaşadığı stres ve endişeler ne kadar üzücü.

Tabii ki hepimiz çocuğumuz için en iyisini istiyoruz ama her zaman imkanlarımız herşeye el vermediği gibi, işin ilginç tarafı, en pahalısı da her zaman en iyisi demek olmuyor.

Devlet/Özel okul seçimi çok kişisel bir karar.

Ne ben, ne de bir başkası sizin aileniz ve çocuğunuz için en iyisini bilemez ve söyleyemez.

Ama karar aşamasında şu soruların yardımcı olacağını düşünüyorum:

Özel okul tercih ederseniz bu sizi maddi/manevi ne kadar zorlar?

Yani özel okul ödemeleri (sadece okul ödemesi ile bitmiyor, servis, kitap, ek aktiviteler vs), ailenizde stres yaratır mı, yoksa zorlansanız bile idare eder misiniz? Bu ödemeyi yapmak için sizin için önemli olan şeylerden vazgeçmeniz gerekiyor mu? Bu ödemeler anne baba olarak sizin hayatınızdan ve çocuğunuzun hayatından başka neler götürecek? Bu sorulara dürüst cevaplar vermek önemli, çünkü bir çocuğun en çok ihtiyacı olan şey huzurlu anne baba ve huzurlu bir ev ortamı, eğer özel okula göndermek huzurunuzu etkileyecekse, ne kadar değer düşünmek lazım.

Getirdiği götürdüklerinden fazla oluyorsa bir anlamı kalmıyor. Bir de özel okula veriyorsanız, çocuğunuzdan olan beklentileriniz buna göre artmamalı bana göre. Yani sizden hiçbir zaman “Bak bu kadar para ödüyoruz senin için, daha çok çalış”, veya buna benzer başka cümleleri duymak onun üzerinde hak etmediği bir baskı yaratır.

Bütçenizi en az sarsarak çocuğunuza en fazla imkanı nasıl sağlayabilirsiniz?

Özel okula göndermeyerek tasarruf edeceğiniz para ile devlet okulundan tatmin almadığınızı hissettiğiniz bazı imkanları okul dışından yaratmak gayet mümkün. İşin gerçeği, özel okulların birçoğu onlara ödenen büyük paralara karşın dil, spor ve sanata ilişkin aktivitelerin birçoğunu son derece yüzeysel “vermiş olmak için” verebiliyor. Yani özel okula giden her çocuk illa en kaliteli eğitimi alıyor anlamına gelmiyor.

Çocuğunu devlet okuluna gönderip, onu okul dışında dil, spor ve sanat alanlarında birçok özel okulun bile sağlamadığı kalitede kurumlarla/kişilerle destekleyen birçok aile var ve gayet de mutlular. Dolayısıyla toplam harcamalara ve aldığınız verime baktınızda, hangi seçenek sizin için daha avantajlı olacak, bunu hesabını yapmanızı öneririm.

Sonuçta hepimizin şu 3 gerçekle barış yapmasını öneriyorum:

1. Sonu yok

Çocuklarımız için yapabileceklerimizin sonu yok. Ve her zaman çocuklarına bizden daha iyi eğitim imkanı sağlayan birileri olacak çevremizde. Devlete veren, özele verene özeniyor. 15 bin liralık özel okula veren, 45 bin liralık özel okula verene özeniyor.

Türkiye’de özele veren, yurt dışında okutana özeniyor. Dersaneye gönderemeyen, dersaneye gönderene; dersaneye gönderen özel ders aldırana özeniyor.

Yaz kampına gönderemeyen, gönderene; Türkiye’de yaz kampına gönderen, yurtdışında yaz kampına gönderene özeniyor.

Gerçekten sonu yok. Başkalarının yaptığını biz yapamıyorsak sanki eksik kalıyormuşuz veya çocuğumuzu eksik bırakıyormuşuz gibi hissedebiliyoruz. Bu çok doğal ama mantıklı davranarak kontrol altında tutulması gereken bir duygu çünkü maddi/manevi hem kendimizi hem de çocuğumuzu gereksiz yere baskı altında hissettirip, gereksiz stres yaşamamıza sebep olabiliyor. Aman dikkat!

2. Verdiğimiz kararlar, o an ki bilgilerimiz ve şartlarımızda verdiğimiz en iyi kararlardır

Özel veya devlet, vereceğiniz karar ne olursa olsun, bilin ki o an ki şartlarda elinizden gelen en iyi kararı veriyorsunuz. Bir kere karar verince ve bir seçim yapınca, büyük bir sorunla karşılaşmadığınız sürece lütfen artık bunu sorgulamayın. Yüzeysel sorunlara takılmayın.

Hiçbir okul mükemmel değil, öyle olsa özel okullar arasında bu kadar çok okul değiştiren aile olmazdı. Verdiğiniz karar doğrultusunda elinizdeki okul şartlarında olabilecek en iyi koşulları yaratmaya çalışın çocuğunuza ve gerisini de takmayın açıkçası kafaya, boşverin. Sizin kaygılarınız gereksiz yere, çocuğunuza geçmesin. Ne olursa olsun okul konusu, aile huzurunuzu etkileyen bir konu olmasın hiçbir zaman.

3. Herşey ailede bitiyor

Evet okul önemli ama herşey değil. Çocuğumuzun ev, aile ortamı ve okul dışındaki hayatı bana göre onun geleceğini belirleyen en önemli etkenler olacak.

Bazen bana, “Ahu senin kızların özel okula gidiyorlar, senin için söylemesi kolay” diyorlar. Evet, bizim kızlarımız özel okula gidiyorlar şu an, imkanlarımız el veriyor. Diğer taraftan ben de, eşim de tüm eğitim hayatımızı devlet okullarında geçirdik. Hiç de fena bir yerlere gelmedik hayatta. Buna karşın en iyi okullara gidip, en iyi maddi imkanlarla büyüyüp, yetişkinlik hayatından ciddi şekilde bocalayan birçok insan da var.

Okul, eğitim kalitesi tabii ki önemli ama bana göre sonuçta herşey ailede ve ailenin çocuğa verdiği ilgi, sevgi, değerler, dirayet, özgüven, sorumluluk duygusu ve temel yaşam becerilerinde bitiyor.

Evine koşa koşa dönen, ev ortamında ailesiyle kendini güvende ve sevildiğini, sayıldığını hisseden çocuk, gelişimi desteklenen çocuk, bol bol kitap okuyan, bol bol oyun oynayan, uykusunu iyi alan çocuk hangi okulda olursa olsun başarılı olmaması için bence bir sebep yok.

En iyi özel okula giden, hatta yurtdışında son derece pahalı okullarda okuyan ama son derece mutsuz ve okul hayatında başarısız çocuklar da tanıyorum, devlet okuluna gidip harikalar yaratan çocuklar da. Veya tam tersi.

Özel okulun bazı avantajları olmakla beraber, hayatta başarının garantisi değil. Çocuğunuzu göndermek isteyip gönderemiyorsanız, lütfen huzurunuzu kaçırmayın.

Onun eğitimini ve okul başarısını desteklemek için evde “ücretsiz” yapabileceğiniz birçok şey var.

Bunun da ipuçlarını “Çocuğunuzun Okul Başarısını Arttırmanın 15 Yolu” yazımda paylaşıyorum.

Sevgilerimle

Ahu